Migren, tekrarlayan ve çoğu zaman günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen bir baş ağrısı türüdür. Atakların ortaya çıkmasında uyku düzeni, stres, hormonal değişiklikler ve hava koşulları gibi pek çok etken rol oynar. Beslenme alışkanlıkları da bazı kişilerde atakları tetikleyen ya da azaltan faktörler arasında yer alır.

Öğün atlamak ve açlık
Migreni olan pek çok kişi, uzun süre aç kaldığında ağrının başladığını fark eder. Kahvaltıyı atlamak, öğle yemeğini geciktirmek ya da çok düşük kalorili diyetler kan şekerinde dalgalanmalara yol açarak atakları tetikleyebilir. Gün içinde düzenli aralıklarla küçük ve dengeli öğünler yemek, bu riski azaltmanın en basit yoludur.
Su tüketimi
Yetersiz sıvı alımı da migren tetikleyicileri arasında sayılır. Özellikle sıcak havalarda, egzersiz sonrasında ve yoğun çalışma günlerinde su tüketimi farkında olmadan azalabilir. Gün içine yayılmış düzenli su içme alışkanlığı birçok kişide atak sıklığını olumlu etkiler.
Düzenli yaşam, daha az atak
Migrenle yaşayan kişilerde düzenin kendisi koruyucu bir etkendir. Her gün benzer saatlerde uyanmak, öğünleri aynı zaman dilimlerinde yemek ve kafein tüketimini istikrarlı tutmak atak sıklığını azaltabilir. Hafta sonları uzun süre uyumak ya da kahveyi birdenbire bırakmak da bazı kişilerde atağı tetikleyebilir.
Magnezyum açısından zengin besinler olan yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler ve tam tahıllar dengeli bir beslenme düzeninin doğal parçası olarak tüketilebilir. Takviye kullanımı ise hekim önerisiyle olmalıdır.
Kişiye göre değişen tetikleyiciler
Bazı kişilerde olgun peynirler, işlenmiş et ürünleri, çikolata, alkol, özellikle kırmızı şarap ve fazla kafein atakları başlatabilir. Ancak bu besinler herkeste aynı etkiyi göstermez. Her migren hastasının bütün bu besinleri hayatından çıkarması gerekmez; gereksiz kısıtlama beslenme dengesini bozabilir.
Atak sırasında ağır yemeklerden kaçınmak, küçük yudumlarla su içmek ve sessiz, karanlık bir ortamda dinlenmek çoğu kişiye iyi gelir. Atak sonrasında ise hafif ve kolay sindirilen öğünlerle beslenmeye devam etmek önemlidir.
Kendi tetikleyicilerinizi bulmanın en iyi yolu bir migren ve beslenme günlüğü tutmaktır. Atakların tarihi, öncesinde yenilen besinler, uyku süresi ve stres durumu birkaç hafta not edildiğinde belirli ilişkiler ortaya çıkabilir.
Bu günlüğü değerlendirmek ve kısıtlayıcı olmayan bir plan oluşturmak için bir Ankara diyetisyen ile çalışabilirsiniz. Yüz yüze görüşme için Çankaya diyetisyen ofisimiz de seçenekler arasında. Migrenin tanısı ve ilaç tedavisi için nöroloji hekimine başvurulmalı, ani başlayan ya da şekil değiştiren baş ağrılarında vakit kaybedilmemelidir.

